Kişisel gelişirken, kişiliğinizi de kaybetmeyin.

Kişisel gelişim çok farklı alanlarda kullanılan bir kelime olduğu için geniş kapsamlı tanımlanmaktadır. Belli bir konuda uzmanlaşma manasından tutun da, kendi hayatının kontrolünü eline almaya kadar uzanan geniş bir yelpazede tanımlanan kişisel gelişim kavramı, esas itibariyle kişinin kendi yeteneklerini diğer bilgi kaynaklarıyla beslemesi anlamında da ele alınır.


Fakat ben bunların hiç birini değil, benim hayatımın çok uzun bir dönemini kapsayan kişisel gelişim kitaplarının, beni benden alıp geriye nasıl bir enkaz bıraktığını anlatacağım.

Kişisel gelişirken, kişiliğinizi de kaybetmeyin.

Kendini arama serüvenimin en alt basamağını teşkil ettiğini bugünkü tecrübelerime dayanarak rahatça söyleyebileceğim bu kitapları “kim, neden, ne maksatla yazdı?”, hâlâ kocaman bir soru işaretidir benim için. Her ne kadar ne var ne yok hepsini attı isem de bu soru henüz cevaplanmış değil.


Kişisel Gelişim Kitapları Bize Ne Söylüyor?

Hepsinin ortak dili olan “sen yaparsın, “sende henüz ortaya çıkmamış bir cevher var”, “sen farklısın” temalı bu kitaplar abartılı egosantrik anlatımlarla başlangıçta kişiye cazip geliyor. Sonra bitmiyor tabii. “Farkındalığınızı artırın”, “stresinizle başa çıkın”, “hayatınızın seçimi sizin ellerinizde”. Uzuyor da uzuyor liste.

Çok yüksek egoya sahip ve kendini diğerlerinden farklı gören insanların ortak paydası olan bu kitapların kitlesini de bu minvaldeki kişiler oluşturuyor. Farklı olmak marifetmiş gibi. Daha insan olmayı becerememiş, bir takım koyma bilgilerle kendini bilir kişi ilan eden, meditasyon ve yoga ile uyuşuklukta zirve yaratan, “iste ve senin olsun!” safsatalarıyla tembelliği körükleyen bu kişisel gelişim zırvalarına bir kez inanmaya başladınızsa felaketin başlangıcı da işte tam burası. Ve tabii bu düşüncelerin iyice körüklendiği toplantılara da katılarak egonuzu kendinizin bile hayal edemeyeceğiniz yüksekliklere çıkarmanız da felaketin diğer basamağı.

Kişisel gelişmek herkesin kendi dilinden gelişmesi demektir.

Sonra ne mi olur? Herkesten farklı değil fakat bu bilgilerle herkesten salak olduğunuzu anlayınca hayal kırıklığınıza da istediği kadar kırılabileceği izni vererek depresyonu kucaklarsınız. Kandırılmanın ne kadar kolay olduğunu görünce, salaklığınıza (tabii bu salaklık kendinizi tanımamanızdan kaynaklanır) bu kere de kendiniz gülersiniz. Yeter ki çok fazla kaptırıp siz sizden geçmemiş olun. Ne güzel tacirler var ortalıkta bilemezsiniz. Sözde sevgi içeren ışıltılı sözlerle ağlarına düşürüp, insanları sömürdükçe sömürenlerin kendileri aslında en çok sevgiye muhtaç kişiler.

Kişisel gelişim adı altında sözde 15-20 kişilik sınıflarda biri birine hiç benzemeyen insanlara aynı şekilde hitap edilmesi de işin başka bir boyutu, hatta acınası tarafı. Ne farkındalıksa herkesi aynı boyuta çekebiliyor. İnsan hayatta bir şeyin farkında olmalıymış meğerse, “o da hiç bir şey olmadığının”.

Sonra bakıyorsunuz bu bilgilerle sizi pohpohlayanların kendine hayrı yok. Sağlıktan, şifadan bahsediyor, yerinden kalkamıyor. Sizi bilemem fakat benim kendimi sorgulamam, kendime acımam, kendimi yeniden toparlamaya çalışmam çok uzun zamanımı aldı. Hali hazırda ârazları var fakat kalan sağlar bizimdir.

Kişisel Gelişimin Temel Amacı Eğitimdir.

Kişisel gelişecekseniz eğitimle gelişin. Kendinizi ne kadar bilgiyle donatırsanız o kadar konunuza, kendinize hakim olursunuz. Çünkü çağımız bilgi çağı ve bir o kadar da bilgi çöplüğü. Bilgiye kolay erişim hangi bilginin ne kadar doğru olduğunu sorgulatıyor insana. İnsan bilgiyle artabilir de, bilgiyle çökebilir de. Bunun kararını vermek de kendinizi, yeteneklerinizi, yapabilirliklerinizi ne kadar doğru gözlemlediğinizle ilgili. Bu konuda da size farkındalık saçmalıkları değil, öğretmeniniz, güvendiğiniz bir büyüğünüz ya da yeterli özgüvene sahipseniz kendiniz yardımcı olabilirsiniz.

Kişisel Gelişimin Temel Amacı Eğitimdir.

Demem o ki, kişisel gelişim manevi boyutlarıyla da maddi boyutlarıyla da bir yaşam biçimi. Manevi boyutu sizin edindiğiniz bilgi ve tecrübeleri kullandığınız yerler, maddi boyutu ise kendinize verdiğiniz emek olarak özetlenebilir. Bir kere daha üstüne basarak söylüyorum “sen farklısın” diyen herkesten ve her yerden uzak durun. Herkes biricik yaratılmıştır doğrudur. Fakat bizi farklı kılan yeteneklerimiz, tecrübelerimiz, hayata bakışımızdır o kadar. Kişisel gelişim araçları da bu yeteneklerimize göre farklılık gösterecek doğal olarak. Mühendisin çizim yeteneği ile grafikerin çizim yeteneğinin aynı olmayacağı gibi.


Velhasılı kelam, büyürken büyütmektir kişisel gelişim. Büyürken ezmek, hor görmek, hırpalamak, ötekileştirmek değil.


Kitap okumayı seviyorsanız bu kitapları da seveceksiniz.

  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram

© Bufo  2020