Herkes Ederi Kadar!!!

Duyduk bu lafı defalarca. Kâh bilerek dinledik, kâh gülerek. Kimi zaman mizaha konu oldu, kimi zaman gerçeklere.

Ucuzun sözlük anlamı; “fiyatı düşük olan” demekmiş. Mecazî anlamı ise; “kolay elde edilen, gerçek bir değeri olmayan” demekmiş.


Hayatın içinde en çok duyduğumuz laflardan biridir. Daha ucuzu yok mu? Bütçemizi ona göre ayarladığımız ve karşısında çaresiz kaldığımız fiyatlara verdiğimiz tepkidir.


Daha ucuzunu bulunca da gerçek fiyatlı olanla mukayese bile edilemeyeceğini hemen ayırt ederiz. Sonra da ucuzunu almaktansa almayıvereyim deriz. Neden mi? Kendimizi kandırmak istemeyiz de o yüzden.


İşte hayatta karşılaştığımız olayların ya da insanların da hakiki olanını bilince ucuzlamışlarını bir türlü gönlümüz almaz. Biliriz onların nasıl bir kandırmaca içinde, ağızlarından salyalar akarak hakiki olanı ucuzlatmaya çalıştıklarını, biliriz de susarız. Neden mi? Hakiki olana hürmetten. Hakiki olanın yüceliğine, asaletine olan hürmetten. Onu ucuzlatmaya çalışan zavallıların ona daha fazla zarar vermesini engellemek istercesine susarak, aslında ise hürmetten.

Değeri beş para etmeyen sonradan görmelerin asil davranışlara bürünerek değerli insanları bir pula harcama heveslerini kursaklarında bırakmak istercesine susarız. Ne mi olur? Onu ucuzlatanlara sorun. Vicdan muhasebelerini yaptıklarını filan düşünmeyin, vicdanı olsa bunu yapmaz.

Herkes kendi hayatının yöneticisidir. Yani kendi hayatının iktidarı ondadır. Dolayısıyla bunun hakkını verebilmesi için muktedir olması gereklidir. Yapabilmeye, sürdürebilmeye, engelleri göğüsleyebilmeye, çıkarsız olabilmeye, menfaatlerini değer skalasında sıralayabilmeye. Kısacası hayatının iktidarını -ebilmek- fiiliyle yaşayabilmeye.

Böyle yaşayanlara bakıp da öyleymiş gibi yapmaya çalışıp, sonra hakiki olanı alaşağı edip, kendi yetersizliğini başkalarına da empoze ederek ucuzun ucuzu bir iktidar meydana getirerek, değerini ederine vermeyenlere insan denir mi? Hayvanın bile koruma içgüdüsü var. Siz bir file aslanı fil diye yutturabilir misiniz? Asla. Ama insanlar yapıyor işte. Değerli olanın üstünü örterek, kendinden ve kendi gibileri meydana salarak yapıyor bunu.

Zor çok zor. Bilip de susmak çok zor. Görüp de susmak çok zor. Duyup da susmak çok zor. Sonra anlıyorsunuz ki bunun eğitimi yok. O bir nesil adeta. Doğuştan, soyundan öyle. Sonra daha derin susuyorsunuz.


Tabii siz bu yazıyı okurken aklınıza maddi ucuzluk da gelecek. Onun konumuzla hiç ilgisi yok. Çünkü meşhur söz der ki: "nice elbiseler gördüm içinde insan yok, nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok". O nedenle olaya para olarak bakmayınız. Herkes kesesine göre yaşar, bereketi de Allah'tandır.

Kısacası “Herkes Ederi Kadar"...

  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram

© Bufo  2020